Her şey, birbirinden hem fiziksel hem zihinsel anlamda iki farklı insanın dünyaya gelmesiyle başlar.Biri erkek biri kadın.İkisi de birbirini gördü ve kalibre ettiler , aralarındaki farkları gördüler.Erkek fiziksel gücünü gördü ve doğaya saldı kendini ve kadın içerde onu bekledi.Gücünü kullanan erkek avlandı ve avını kadına getirdi , kadın onu işledi ve beraber karınlarını doyurdular.Sonra kadın ona güvendi aç kalmayacağını düşündü ve yalnız yapamayacağına inandı , erkek avını hazırlayacak , yaşam alanını düzenleyecek, onu bekleyecek olanın kadın olduğuna inandı.Sonra akşam oldu karınları doyan bu iki insan en önemli ihtiyaçlarından cinselliği paylaştılar.Bu ilişkilerini daha da kuvvetlendirdi.Çocukları oldu, hem içerde hem dışarıda kalabalıklaştılar.Toplumlar oluştu.Kadın erkeğin meyvesiydi zevkle yediği ,dışarı çıkan erkek yan bahçelerde sahipli sahipsiz meyveleri gördü,yemek istedi ve bazılarını yedi de.Zaman ilerledi medeniyetler kuruldu,televizyon icat oldu,binalar yükseldi ama insanlar da değişti bu hızlı gelişim sorunlarla birlikte geldi.Evlilik kurumları sadakat yeminleriyle, imzalı törenlerle yapılır oldu.Ama farklı nedenlerden dolayı ( çocukluktan gelen çatışmalar,kültür,aile,toplum baskısı,teknoloji,para,medya,sanat dünyası ,iletişim bozukluğu v.b ) eşlerden bazıları bu sadakat yeminlerine uyamadı.Şimdilerde en çok üzerinde durulan ve kanayan bir yara haline gelen aldatma yani sadakatsizlik bakın ne durumda.....devamı---->www.cocuklardayaraticilik.blogcu.com da
UZMANIMIZ BIRAKACAGINIZ SORULARA YANIT VERECEKTİR !!!!!
SELMA SEZER